İstanbul Sultan Ahmet Camii

İstanbul Sultan Ahmet Camii
3 Aralık 2014 tarihinde eklendi, 1.209 kez okundu.

İstanbul Sultan Ahmet Camii Nerede ? 

İstanbul’da kendi ismi ile anılan Sultanahmet meydanında yer alan cami. Sultanahmet meydanı Bizans döneminde Hipodrom, Osmanlı döneminde Atmeydanı adını taşıyordu. Bugün caminin bulunduğu alanın bir bölümü Bizans Büyük Sarayı’nın kalıntıları üstüne yükselir. Osmanlı döneminde aynı alanın üzerinde Sokullu Mehmet Paşa’nın yaptırdığı saray ve birkaç ahşap konak vardı. I.Ahmet (1603-1617) caminin yapımına karar verince, bu yapılar yıktırıldı ve büyük bir alan açığa çıkarıldı.Yapının mimarlığına Sedefkar Mehmet Ağa getirildi. 1609′da I. Ahmet’in katıldığı bir törenle caminin temeli atıldı. Gerçekte bir külliye olan yapı 1616′da I. Ahmet tarafından ibadete açıldıysa da tamamlanması I. Ahmet’ in ölümünden sonra 1617′de tamamlandı.

Mimar Sedefkar Mehmet Ağa yapılar topluluğunun planını Mimar Sinan’ın klasik mimarlık üslubunu dikkate alarak oluşturdu. Cami merkezde yer aldı. Ayasofya’nın tam karşısında yer aldığı için en az onun kadar görkemli olmasına özen gösterildi. Özellikle iç süslemeleriyle, çinileriyle göz kamaştırıcı bir görünüme büründü. Ana mekan 64×72 m, yükseklik 43 m, kubbe 33.6 m’dir. Ana kubbe 5 metre çapında yivli dört sütuna ve yanlarda sivri kemerlerin taşıdığı yarım kubbelere oturur.Köşelerde de dört yarım kubbe vardır. Yapının aydınlığını, beş sırada yer alan 260 pencere sağlar.Tüm duvarlar ağırlıkta mavi-beyaz, firuze, yeşil İznik çinileriyle kaplıdır. Bu eşsiz renk zenginliği nedeniyle yabancılar, camiye “Mavi Cami” anlamına gelen Blue Mosque adını takmışlardır.

Mermer mimberi ve işlemeli mermer mihrabı ile sol köşede yer alan hünkar mahfili zengin sedef süslemelerle bezelidir. Mihrabın iç kesimi çok güzel çiçek motifli çinilerle kaplıdır. Mimber altın yaldızlı, kabartmalı ve geometrik geçmelidir. Hünkar mahfili ve sedef kakmalı kapısıyla eşsiz bir eserdir. Caminin mermerle kaplı olan iç avlusuna merdivenli üç kapıdan girilir. Son cemaat yeriyle birlikte iç avluyu 26 sütunlu 30 küçük kubbe örter. Avlunun ortasında 6 mermer sütuna oturan ince yapılı bir şadırvan yer alır. Şadırvanın kemerleri, lale ve karanfil motifleriyle süslüdür.

Ayasofya yönüne bakan kesiminde medrese bulunur. Orta avluda revaklarla çevrili odalar yer alır. I. Ahmet’in medresenin yanında bulunan türbesi, yapılar topluluğunun bitiminden sonra yapılmıştır. Türbenin sedef kakmalı kapısı bir sanat eseridir. Türbede I. Ahmet’ten başka, çocukları II. Osman, IV. Murat, eşi Mahpeyker Kösem Sultan ile toplam 36 sanduka vardır. Mihrap yönünün önünde eski Bizans Büyük Sarayı’nın üstünde, Arasta, hemen bitişiğinde,Bizans döneminin özgün mozaiklerinin sergilendiği Mozaik Müzesi yer alır. Hipodromun batı ucunda imaret, tabhane ve darüşşifa yer alır. Caminin özgün yapılarından biri de bağımsız bir görünüme sahip olan hünkar kasrıdır. 17. yüzyıla kadar caminin bağımsız bir bölümü olarak kullanılmıştır.

Sultanahmet Camisi’nin en önemli özelliklerinden biri de 6 minareli oluşudur. Minareler ana yapıyla iç avluyu birbirine bağlayan öğeler olarak kullanılmıştır. Avlunun dış köşelerindeki iki minare iki şerifeli, caminin dört köşesinde yer alan dört minare, üç şerefelidir.Aslında Sultan Ahmet Camii külliyesiyle birlikte, İstanbul’daki en büyük yapı komplekslerinden biridir. Bu külliye bir cami, medreseler, hünkar kasrı, arasta, dükkânlar, hamam, çeşme, sebiller, türbe, darüşşifa, sıbyan mektebi, imarethane ve kiralık odalardan oluşmaktadır. Bu yapıların bir kısmı günümüze ulaşamamıştır.

Mimari

Sultanahmet camii’nin tasarımı Osmanlı cami mimarisi ile Bizans kilise mimarisinin 200 yıllık sentezinin zirvesini oluşturur. Komşusu olan Ayasofya’dan bazı Bizans esintileri içermesinin yanı sıra geleneksel İslami mimari de ağır basar ve klasik dönemin son büyük camisi olarak görülür. Caminin mimarı, büyük usta Mimar Sedefkar Mehmet Ağa’nın “boyutta büyüklük, heybet ve ihtişam” fikirlerini yansıtmada başarılı olmuştur.

Dış Yapı

Aya Sofya’nın üst kattından Sultan Ahmet Camii’nin görünümü.Köşe kubbelerin üstündeki küçük kulelerin eklenmesi dışında, geniş ön avlunun cephesi Süleymaniye Camii’nin cephesiyle aynı tarzda yapılmıştır. Avlu neredeyse caminin kendisi kadar geniştir ve kesintisiz bir kemeraltıyla çevrilmiştir. Her iki tarafında abdesthaneler vardır. Ortadaki büyük altıgen fıskiye avlunun boyutları göz önüne alındığında küçük kalır. Avluya doğru açılan dar anıtsal geçit kemeraltından mimari olarak farklı durur. Yarı kubbesi kendinden daha küçük çıkıntılı bir kubbe ile taçlandırılmış ve ince sarkıt bir yapıya sahiptir.

İç Yapı

Her katında alçak düzeyde olmak üzere, caminin içi İznik’te 50 farklı lale deseninden üretilmiş 20 binden fazla çini ile bezenmiştir. Alt seviyelerdeki çiniler gelenekselken, galerideki çinilerin desenleri çiçekler, meyveler ve servilerle gösterişli ve ihtişamlıdır. 20 binden fazla çini İznik’te çini ustası Kasap Hacı ve Kapadokyalı Barış Efendi’nin yönetiminde üretilmiştir. Her çini başına ödenecek tutar sultanın emriyle düzenlense de çini fiyatı zamanla artmış bunun sonucunda kullanılan çinilerin kalitesi zamanla azalmıştır. Renkleri solmuş ve cilaları sönükleşmiştir. Arka balkon duvarındaki çiniler 1574’teki yangında zarar gören Topkapı Sarayı’nın hareminden geri dönüştürülen çinilerdir.

Sultan Ahmet Camii’nin bilinmeyenleri:

Sultan 1. Ahmet tarafından 1616 yılında mimar Sedefkar Mehmet Ağa’ya Ayasofya’nın karşısında yaptırılan Sultanahmet Camisi, kentin en çok turist çeken mekanları arasında ön sıralarda yer alıyor. Cami’nin temelleriyse 401 sene önce 31 Aralık günü atılmıştı. Osmanlı sultanları ve ailesi tarafından yaptırılan ve ”Sultan camileri” anlamına gelen selatin camilerinin 6′ncısı olan Sultanahmet Camisi, İznik çinileriyle bezeli olduğu içinAvrupalılar tarafından ”Mavi Cami (Blue Mosque)” olarak adlandırılıyor.

İstanbul’un tarihi yarımadasında bulunan Sultanahmet Camisi, Mimar Sinan sonrası klasik mimarinin en büyük ve en önemli eseri olarak biliniyor. Caminin yapımı 1616′da tamamlanırken, yapımı 1620 yılına kadar süren külliyenin diğer binalarının, dağınık bir düzenlemeyle yerleştirildiği görülüyor. Büyük çaplı bir prestij projesi olarak yapılan Sultanahmet Camisi ve külliyesindeMimar Sinan’ın öğrencisi Sedefkar Mehmet Ağa, klasik geleneğin denenmemiş detaylarını kullanarak devletin siyasi gidişine paralel olarak mimaride büyük bir atılım gerçekleştirdi.

Binalar, tüm alana hakim ve dış avlu içinde yer alan cami ve hünkar kasrı çevresinde işlevlerine göre dini, eğitim yapıları ve sosyal tesisleri olarak gruplandırıldı. İznik çinileriyle bezenmesi, yapının mimari ve sanatsal açıdan dikkate şayan en önemli yanı olarak öne çıkıyor. Mavi, yeşil ve beyaz renkli İznik çinileriyle bezeli olan ve çinilerin süslemelerinde sarı ve mavi tonlardaki geleneksel bitki motifleri kullanılması, yapıyı sadece bir ibadethane olmaktan öteye götürüyor. Sultanahmet Camisi, aynı zamanda Türkiye’nin 6 minareli tek selatin camisi olma özelliğini de taşıyor.

Caminin 6 minaresi olmasına ilişkin aktarılan bir efsane şöyle: ”Dönemin padişahı I. Ahmet, minareleri altından yaptırmak istemiştir ancak kaplamada kullanılacak olan altının değeri padişahın bütçesini fazlasıyla aşınca, caminin mimarı Sedefkar Mehmet Ağa bu emri güya yanlış işiterek ‘altın’ sözcüğünü ”altı” yaparak camiyi 6 minareli inşa ettirmiştir.” Toplam 260 pencereyle aydınlatılan caminin ibadethane bölümü 64×72 metre boyutlarındadır. 43 metre yüksekliğindeki merkezi kubbesinin çapı ise 23,5 metredir.

Cami imamı Emrullah Hatipoğlu da 400 yıla yakın tarihi geçmişi olan Sultanahmet’in, İstanbul’un en büyük, dünyada da şöhreti en yaygın camilerden biri olduğunu ifade ederek, kentin kültür ve tabiat varlıkları düşünüldüğü zaman ilk akla gelen iftihar tablolarından biri olduğunu söyledi. Caminin minberi, kürsüsü, minareleri ve mahfillerinin özel bir yeri olduğunu ifade eden Hatipoğlu, mihrabının ise ayrı bir anlam taşıdığını vurguladı.

İstanbul Sultan Ahmet Camii’ne Nasıl Gidilir ?

Taksim’den gidecekseniz; Taksimden gidecek olan ziyaretciler için 2 yol vardır 1.si Taksim-Beyazıt otobüsünü kullanarak Beyazıt’a gidilir ordan ister 10 dk. tramway caddesinden Sultanahmete doğru yürümek. Diğer bir yol ise Taksim Finiküler ile Kabataş’a ordan da Kabataş-Zeytinburnu tramwayı ile Sultanahmet Durağında inebilirler.

Eğer Kadıköy’den gidecekseniz . Kadıköy-Eminönü vapuruyla Eminönü’ne geldikten sonra ister tramwaya binip Sirkeci-Gülhane Duraklarından sonra Sultanahmet Durağında inerek rahat bir şekilde ulaşır yada Tarihi yarım adada 10 dk yürüyerek bu muhteşem camimize ulaşabilirsiniz.

Eğer Üsküdardan gidecekseniz. Üsküdar-Eminönü vapuruyla Eminönü’ne geldikten sonra ister tramwaya binip Sirkeci-Gülhane Duraklarından sonra Sultanahmet Durağında inerek rahat bir şekilde ulaşır yada Tarihi yarım adada 10 dk yürüyerek Sultanahmet camii ‘ne ulaşabilirsiniz.

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış.

Sayfa başına git